bodrum eskort silifke escort pozcu escort mut escort mezitli escort kızkalesi escort
Yılbaşı Gezisi Bölüm 1: Gaziantep - Para Piyasası
  • ALTIN (TL/GR)
    1.042,73
    % -0,85
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6188
    % -0,09
  • € EURO
    19,3257
    % -0,47
  • £ POUND
    22,3713
    % -0,88
  • ¥ YUAN
    2,5832
    % -0,56
  • РУБ RUBLE
    0,3041
    % -1,28
  • BITCOIN/TL
    301679,662
    % -1,83
  • BIST 100
    %

istanbul escort şişli escort antalya escort fatih escort taksim escort halkalı escort avcılar escort bursa escort beylikdüzü escort kadıköy escort mecidiyeköy escort izmir escort ataşehir escort ümraniye escort sefaköy escort beşiktaş escort zeytinburnu escort esenyurt escort nişantaşı escort ikitelli escort şirinevler escort bahçelievler escort küçükçekmece escort escort bayan bağcılar escort başakşehir escort bahçeşehir escort

Yılbaşı Gezisi Bölüm 1: Gaziantep

Yıl sonu için dostlarla karar verip bir gezi planladık.

Gezi her zamanki gibi Para Takipçisi’ne yakışır şekilde dikkatle planlanacak ve icra edilecekti.

Amacımız, çocukluk arkadaşım, kadim dostum Yılmaz Şef ile birlikte uzun zamandır gitmek istediğimiz gastronomi merkezi Gaziantep’e gitmek, müteakiben Yılmaz’ın rehber seviyesinde hâkim olduğu Kıbrıs’a (Yazı boyunca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kastedilmiştir)  gitmek, Kıbrıs mutfağını tecrübe etmek, yılbaşını kutlamak ve Ada’yı ayrıntılı şekilde gezmekti.

Geziyi 6 gün olarak planladık. Önce Gaziantep’e gidecek, oradan direkt uçuşla Kıbrıs’a geçecektik.

İlk gün öğleden sonra Gaziantep’teydik. Peşinen kabul ettiğimiz üzere hava gezi boyunca kapalı ve yağışlı idi. Antep’in soğuk olduğunu belirteyim, güney illerin görece ılık olacağı beklentimiz iflas etti.

Şehirde ilk göze çarpan şey ise yoğun trafik ve kurallara uymamakta direnen sürücüler. Çevre yolunda dahi yoğun bir trafik ve yollar sık sık tıkanıyor.

Havaalanından şehre giderken yol üzerinde bizi ilk olarak Zeugma Mozaik Müzesi karşıladı. Giriş 24 TL. Türkiye’de gittiğimiz çoğu müzeye göre son derece modern ve iyi organize edilmiş bir yerleşkede. 80’lerde Nizip ilçesi sınırlarında başlayan baraj inşaatı esnasında tespit edilen ilk bulgular bölgede önemli bir yapı olabileceği kanaati oluşturuyor yetkililerde ve kazılar derinleştiriliyor. Bulgular peyderpey müzeye aktarılıyor.

MÖ 2 ve 3. yer yer de 4 ve 5. yüzyıla tarihlendirilen birçok eser var müzede. Özellikle Büyük İskender’in güneye ve doğuya fetih hareketleri için geçiş ve üs bölgesi konumunda olan bölge, yaklaşık 2300 sene önce bile bir cazibe ve ticaret merkezi. Öyle ki şehrin Roma Villaları bölümü önde gelen asker ve diplomatların  emekliliklerini geçirdikleri yazlık evlerden oluşuyor. En ayırt edici özellik ise müthiş emek isteyen mozaik sanatının bu kadar zaman önce dahi pek çok eserde kullanılması. Tipik Roma mimarisi öğelerinin hâkim olduğu kolonlar, havuzlar, hamamlar ve binaların neredeyse her noktasında mozaik sanatının nadide eserleri görülebiliyor.

Müzedeki en can alıcı eser tabii ki Çingene Kızı. Ziyaretçilerin önemini daha iyi idrak etmeleri için karanlık bir yoldan girilen karanlık bir odada sergileniyor eser.

Müze saat 17:00’de kapanıyor. Yaklaşık 2 saatlik bir süre doyurucu bir gezi için yeterli. Açık alanlarda bilgi notları ve broşürler var. Müzenin hemen dışında güzel bir kafe/hediyelik eşya satış yeri mevcut.

İlk akşam yemeği için istikamet Mutfak Sanatları Merkezi (MSM). Çok merkezî bir yerde, profesyonellerin elinden çıktığı çok belli bir lokanta burası. Gerek iç ve dış dekorasyona gerekse yemeklere kafa yorulmuş ve emek verilmiş. İnce dokunuşları dostum Yılmaz’ın hassas ve benim naçizane “sonradan gu(ö)rme” dilim fark etti desek abartmış olmayız.

 

Menünün mevsime göre değiştiğini not edelim. İki tadım menüsü var. İki menüyü de alıp tüm tatları denemeye çalıştık. Tadım tabağı, ara sıcaklar, ekşili ayvalı kebap, un helvası. Soslanmış etli yaprak sarma ve ana yemekler özellikle çok başarılı. Porsiyonlar kebapçılara göre küçük ancak doyurucu, ızgaraya alışmış kişilere hitap ettiğini söyleyemeyiz, yemekler sulu. 6 kişi 400 TL hesap ödedik.

İkinci güne hafif bir kahvaltıdan sonra Gaziantep Kalesi ile başladık. Hava soğuk ve yağmurlu idi. Giriş ücreti 2 TL. Kalenin her köşesi Kurtuluş Savaşı döneminde yöre insanının, işgalci İngiliz ve Fransız birliklerine karşı gösterdiği kahramanlık hikâyeleri ile dolu. Kale içini birbirine bağlayan uzun koridorlarda havalandırma sistemi mevcut, bu koridorlarda büstler, önemli olayları anlatan video gösterimleri ve kabartmalar mevcut. Bir kaleye bu kadar özen gösterildiğini görmemiştim, çok memnun oldum.

Bir ilçeye de adı veren, annesinin gözleri önünde Fransız askerlerince taciz ve darp edilmesine dayanamadığı için şehit edilen 14 yaşındaki Şehit Kamil, şehrin direniş süreci boyunca inanılmaz fedakârlıklarla direnişçilere hizmet veren Doktor Barlas, Antep milletvekili Kılıç Ali, direnişi örgütleyen isimlerden yine bir ilçeye adını veren ve eski bir yüzbaşı olan Şahin Bey ve Karayılan mücadelenin sembol isimleri.

Dönemin Ermeni vatandaşlarının işgal birliklerine başvurarak askere yazılmak istemeleri halkı rahatsız eden ve direnişi körükleyen bir başka husus.

Kalenin tepesinde küçük bir gezi bölgesi var ve şehre hâkim. Kalenin mevki de Antep’in turistik bölgesinin ortasında. Dolayısıyla kaleden çıkıp Bakırcılar, Baharatçılar çarşıları ya da hanlara yürüyerek gidebilirsiniz. Bölgenin zengin mutfağını tat katan baharatları almadan geçmeyin. Fiyatlar uygun. 

Öğle yemeği için bölgenin ünlü yiyeceği beyranı, Metanet Lokantasında denemesek olmazdı. Kaleyle aynı bölgede bulunan Metanet, haftanın birçok günü sadece beyran hizmeti veriyor.

Kış hastalıklarına iyi gelen bu çorba/yemek, pilav üstü kuzu etinin (tercihen incik kısmının) yağlı, baharatlı ve sarımsaklı suya eklenmesiyle ve yüksek ısıda pişirilmesiyle hazırlanıyor. Anteplilerin genelde sabah tükettiği ve üzerine katmer yedikleri bir lezzet bu. 10 üzerinden 10 verdik. Kişi başı beyran fiyatı 20 TL. İçerisi oldukça kalabalık. Tipik bir esnaf lokantası.

Yemeğin üstüne Tahmis Kahvesi isimli kafede yöreye özel kahveyi yudumlamaya çalıştık ancak yer bulamadık, içerisi çok kalabalık ve sıra beklemeniz gerekebilir, bizden uyarması.

Ardından ünlü Oyuncak Müzesini ziyaret ettik. Girişler 10 TL. Japonya’dan Almanya’ya, ABD’den Hollanda’ya pek çok ülkeye ve 1930’lara, 40’lara ait pek çok oyuncağı burada görebilirsiniz. Fransızların kullandığı 1870’lere ait oyuncaklar da mevcut. Bizlerin 80-90’larda oynadığı çoğu oyuncağı, gelişmiş ülkelerin 40-50’lerde kullandığını ve Alman mühendisliğinin oyuncak sektörüne dahi yansıdığını gözlerimizle gördük. Müze çocuklara uygun değil, zira oyuncaklar oynanmıyor ve çocuklar bir süre sonra sıkılıyor.

Buradan hemen karşıda yer alan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 27 Ocak 1933’te Gaziantep’e geldiğinde kaldığı evi gezdik. Yattığı yatağın üzerine Türk bayrağı serilmiş, ısınmak için kullandığı kuzine bile duruyor.

Atatürk devrimlerine ait onlarca resim bu evde. 1930’larda açılan dikiş-nakış kursları, kadınların o tarihlerde çeşitli okul ve kurslardan aldığı diplomalar, Cumhuriyet balolarına Gaziantep halkının gösterdiği katılım ve yüzlerindeki mutluluk, ailelerin sosyalleşip dans ettikleri resimler süslüyor her yeri. Oradan da hemen yakındaki Mutfak Müzesine uğradık. Bu müzelerin biletleri 2 TL.

Akşam yemeği için bir başka ünlü mekâna, İmam Çağdaş’a gittik. Gitmeden önce okuduğumuz yorumlardan sonra garsonların rahat ve alışık olmadığımız tavırları ile servisteki olası gecikmeler için hazırlıklı olduğumuzdan, rahatsız olmadık.

En iddialı iki yemekleri var: Küşleme ve Ali Nazik. Önden Antep lahmacunu alıp üstüne ikisini de denedik. İkisi de çok başarılı. Küşleme kuzu eti; koyun kullanılmamış. Porsiyonlar büyük değil. Üstüne tatlı olarak Katmerci Zekeriya Usta’yı aradık ancak katmer sabah saatlerinde tüketildiğinden akşama kalmamıştı, biz de İmam Çağdaş’ta baklava yedik. 

Havuç dilimi baklava başarılıydı. Ürünlerine güvendiklerinden kaymağı yoğun kullanmamışlar. (Bazı işletmelerde baklavada yoğun kaymak tadı almanız sizi mutlu edebilir ama böyle durumlarda gizlemeye çalıştıkları bir şey mi var diye düşünmelisiniz.) Lokantanın girişinde başka yerlere gönderilmek için hazırlanan büyük boylarda sanırım 10-15 paket/koli vardı. Başka bölgelerden de İmam Çağdaş tatlılarına teveccüh var anlaşılan. 4 kişi 229 TL hesap ödedik.

Akşam 21:15 uçağı ile Kıbrıs’a hareket ettik. Kıbrıs gezimizi de bir sonraki yazımızda anlatalım.

YORUMLAR YAZ