• ALTIN (TL/GR)
    940,65
    % 1,14
  • AMERIKAN DOLARI
    15,8813
    % -0,38
  • € EURO
    16,8071
    % 0,65
  • £ POUND
    19,8831
    % 0,94
  • ¥ YUAN
    2,3641
    % 0,13
  • РУБ RUBLE
    0,2571
    % 2,26
  • BITCOIN/TL
    469254,736
    % -0,18
  • BIST 100
    %

Kulüp Dizisi İncelemesi- 7 Şubat 2022

Kulüp Dizisi İncelemesi- 7 Şubat 2022

Netflix’ten Bir Yerli Yapım Daha

Sonunda Kulüp‘ü izledim. Netflix Türkiye’nin 50’li ve 60’larına ışık tutan, bilhassa dönem İstanbul’unun kozmopolit özelliğini bir eğlence mekânını merkeze alarak anlatan, yer yer “tarihimizle yüzleşelim” notaları barındıran 10 bölümlük bir dizi.

Diziye başlamamda yine en büyük etken, sosyal medyada kopartılan fırtınaydı. Maalesef bu gibi aşırı dozda güzellemeler görünce her insan gibi beklentiye giriyor ama karşılığını bulamayınca yapıma karşı anormal bir hoşnutsuzluk duyuyorum. Kulüp için de benzer duygular içindeyim.

Başlayalım

Nostaljinin Ötesinde: Beyoğlu'nu 'Geri Alma' - Kenan Behzat Sharpe  -Avlaremoz

Öncelikle Hollywood filmlerinde görmeye alışık olduğumuz şık, kibar şehirlilerin gece hayatlarını ilk defa yerli bir yapımda başarı ile izlemek memnuniyet verici. Müzikler ve kostümler etkileyici. Mekânlar, setin büyüklüğü, boydan boya caddeler dikkat çekici. Zaman zaman görsel efekt teknolojileri kullanılması da dikkatimden kaçmadı. (İstanbul manzaralarında)

Hikâye farklı hayatların bir gazinoda kesişimi ile başlıyor.

Elden Gelenler 

Hikâyeyi genişletmek için her renkten ve tondan çok farklı karakterler konulmuş senaryoya. Taşı toprağı altın İstanbul’a gelen kırsal kesim insanları, her din ve milliyetten azınlıklar, azınlık olduğunu saklayanlar, farklı cinsel yönelimi olanlar, dönem için ilerici müzisyenler sadece birkaç örnek.

Ancak birkaç karakter hariç ne bunların geçmişlerine ne de dertlerine yer verilmiş. Birçoğu geldiği gibi gidiyor. Genel çizgileri belli eden birkaç klişe replik dışında ne konuşuyorlar ne de biz onları tanıma fırsatı buluyoruz.

Bu anlamda yan karakterlerin başını çektiği ilk sıkıntıya tanıklık ediyoruz: Karakter gelişimleri zayıf, iyi-kötü arasında birkaç  saf değiştirme dışında başroller dahi bu konudan muzdarip. Herkes oyuna başladığı yerde tamamlıyor piyesi.

Oyunculuklar genel anlamda başarılı, zaten Netflix yapımı, yerli ve kaliteli yapımların en büyük özelliği teknik eksikliklere rağmen kadronun diziyi çok iyi taşıması. Assolist Selim ve patron Orhan çok başarılı. Gökçe Bahadır döktürmüş.

Kulüp 2. sezon ne zaman? Konusu ne, oyuncuları kimler? İşte 2. sezon  fragmanı

Ah Raşel Vah Raşel

Raşel rolü için parantez açmak gerekiyor ancak hoş bir parantez değil. Gerek şivesi, tonlaması, diksiyonu gerek oyunculuğu sınıfta kalıyor.

Dizinin en son ihtiyacı olan şey konuşması ve tavırları ile bir Z kuşağının 55 yılına gitmesi ve kaprisleri ile seyirciyi çileden çıkarması. Yetimhanede büyümüş, acılar çekmiş, 17 yıl kimsesiz kalmış bir çocuğun arkadaşının Müslüman sevgilisi ile daha ilk buluşmada büyük bir güven ve romantizm patlaması ile öpüşmesi, kısa süre sonra hamile kalması, buna rağmen türlü mücadelelerden galip gelip karşısına çıkan annesine anlamsız, histerik bir öfke duyması, tüm bu hayatına rağmen kendine anlamsız güvenini mimik oyunculuğu ile yansıtma çabaları iğreti duruyor. Asi ergen rolü 1955’te o kadar popüler değil neticede. Okuduklarımızdan o dönemde çok daha sert, kuralcı ve disiplinli bir toplum olduğumuz biliniyor. Pedagoji kitaplarından çıkma yaklaşımlar moda değil henüz. Dolayısıyla karakter, dönem yapımı için nereden tutsanız elinizde kalıyor. Kendi yaş grubundaki izleyici grubunu çekmek için yaratıldığını düşündüğüm bir karakter.

Kulüp dizisindeki Raşel kimdir? Kulüp dizisindeki Raşel'i kim oynuyor?

Diğer Olumlu Yanlar

Kurgu başarılı ve olay örgüleri yerinde. Birkaç yerde iyi ters köşe yapıyor. Ara ara flash back’lerle hikâye toparlanıyor. Karakterlerin bilhassa sıkıntılı anlardan sonra açık havaya çıktıkları ve kameranın (aslında bizim) kahramanımızı, omzunun hemen üstünden takip ettiğimiz, caddelerde birlikte dolaştığımız sahneler var ki görsel açıdan oldukça tatmin edici. Renk paleti çok yerinde kullanılmış. Masmavi gökyüzü ve güneş ışığı sıradan insanların hayatlarına ışık tutarken gecenin çökmesi ile Kulüp açılıyor ve türlü karanlık maceralar başlıyor. Hikâyenin etkili ve vurucu işlendiğini, tv dizilerinden alıştığımız uzun bakışmaların yer almadığını, bölüm sürelerinin ortalama 45 dk. olduğunu belirtmekte fayda var.

Ama’lar Serisi 

Yine de herkesin bildiği ve hikâyenin neredeyse çekirdeği olan bir sırrı, şantaj aracı 6 bölüm boyunca kullanmak ve bu anlamda eldeki mühimmatı idareli harcamak zaman zaman seyirciyi sıkıyor. Özellikle 7. bölümden itibaren (2. kısım olarak geçiyor) olayların Kulüp ekseninden neredeyse tamamen çıkması izleyicinin de dizi ile bağ kurmasını zorlaştırıyor.

Senaristlerin; assolistimizin parlaması ve şöhret sarhoşu olup dibe vuruşu, kadın karakterlerin her anlamda ve süratle istismar edilmeye başlanması ve 6-7 Eylül olayları gibi utanç verici, gündeme uygun ve tartışmalı konulara meyletmesi, bir anlamda ihtiyaç duyması ayrıca düşündürücü. Metazori bir uzatma havası vermiyor değil. Bu açıdan ilk 6 bölüm ile son 4 bölüm arasında bariz ton, işleyiş ve üslup farkı dikkat çekiyor.

Zira konu arka planda işlenip çok daha şık bir anma- gerekirse yüzleşme- yapılabilecekken ikinci kısım baştan sona bir hesaplaşmaya, derin devlet aktörlerinin cirit attığı bir komploya dönüşüyor. Ana karakterlerin ilk 6 bölümde hiç lafı edilmeyen kökenleri deşiliyor. İlk kısımda küçük bir rolle geçiştirilen yılın iş adamı ödülü meselesi, ikinci kısmın ana yemeği olarak menüde yer alıyor. Keza yeni konu yeni oyuncular getiriyor. Ancak karakterlerin yegane özellikleri faşizan ve kötücül olmaları. Bu karakterlerin diziye eklenmeleri konuya ve senaryoya bir zenginlik katmadığı gibi dizinin sosyal medyada daha çok konuşulmasına hizmet etmesi için yakıt olarak kullanılıyor. Bu hengamede seyirciye nefes alacak bir yer de bırakılmıyor.

Neye Niyet Neye Kısmet

Biz bir dönem draması izleyecektik oysa.

Son bölümün son 15 dakikasında hikâyeye bir de anlatıcı ekleniyor. Finalin aslında anlatıcının doğum hikâyesi olduğunu öğreniyoruz. Trajedi dozunun bu yöntemle arttırılması ile yılana daha sıkı sarılmaya çalışıyor senaristler.

Ancak dizinin son düzlükte aniden vites yükseltmesi, aracın arka koltuklarında oturan bizleri rahatsız etmekten başka işe yaramıyor.

 İyi seyirler.

YORUMLAR YAZ