• ALTIN (TL/GR)
    496,71
    % 0,27
  • AMERIKAN DOLARI
    8,5543
    % 0,05
  • € EURO
    10,0898
    % 0,16
  • £ POUND
    11,7854
    % -0,02
  • ¥ YUAN
    1,3190
    % -0,05
  • РУБ RUBLE
    0,1155
    % -0,46
  • BITCOIN/TL
    328768,532
    % 11,67
  • BIST 100
    1.351,59
    % -0,86

İran’da Neler Oluyor? 23 Temmuz 2021

İran’da Neler Oluyor? 23 Temmuz 2021

Yaklaşık bir yıldır İran’da yaşayan bir takipçimizin 2020 yılı başına damga vuran benzin zammı protestolarına dair izlenimlerini sizler için derledik:

“İran’da yaklaşık 15 gün önce benzine yapılan zam ile birlikte sokak olayları meydana gelmeye başladı. Yaklaşık olarak benim için burada bir yıl doldu. Bu süre boyunca işim sebebiyle birtakım edinimlerim ve tecrübelerim oldu.

Öncelikli olarak şunu söylemek gerekir; İran sosyoekonomik düzenin ve adil gelir dağılımının olmadığı bir ülke. Yıllardır rejimin pek dile getirilmese de insanlar üzerinde olan baskısı burayı her geçen gün gizliden gizliye daha gergin bir ülke haline getirmiş.

Belli bir kesimin oldukça zengin olduğunu hemen fark edebiliyoruz. İnsanlar arasındaki artan gelir aralığı toplumda büyük bir huzursuzluk yaratmaya devam edeceğe benziyor. Bir de insanların üzerindeki rejim baskısı burayı maalesef patlamaya hazır bir bombaya dönüştürüyor.

15 gün önce hiçbir şekilde önceden dile getirilmeyen benzin zammı ise fiyatları yaklaşık 3 kat arttırdı. Kademeli olarak arttırılmayan benzin zammının birden 3 kat arttırılması aslında kendi içerisinde sorular barındırıyor.

Neden kademeli olarak yapılmayan zam bir anda yapıldı?

Acaba hedeflenen başka şeyler mi var?

Yoksa halk bilerek mi sokağa dökülmek istendi?

Bunun gibi çoğaltılabilecek birçok soru sorulabilir.

Halk zamdan sonra özellikle akşamları yüzlerinin de tespit edilmesinin zor olacağını düşündükleri için kendi aralarında organize olarak polisle çatıştılar. Polisler normalde anında olaylara müdahale edebilecek iken belli süreler (3-5 saat) bekleyerek kısmi ölçüde olayların büyümesini bekledi.

Gösteriler özellikle geçim zorluğu çeken bölgelerde gerçekleşti. Başkent Tahran’da bile ana yollar araçlarla kapatıldı. İnsanlar araçlarını yollara bırakıp giderek tepkilerini gösterirken bir taraftan da mucur yüklü kamyonları yolun ortasına boşaltmaktan çekinmediler.

Devlet olayları bastırmak için şiddet kullanmakta çekinmedi. İlk iki gün takip edebildiğimiz kadarıyla gözünü kırpmadan vatandaşlara sokak ortasında ateş açan polisleri görmek zor olmadı. Karşılıklı çatışmalar neticesinde ortam gittikçe gerginleşti.

Olayların 3. gününde tüm internet ve mobil telefon iletişimini kestiler. Göstericilerin organize olmasını engellemek amacıyla yapılan internet kesintisi hâlâ devam ediyor. Çok kısıtlı bölgelerde internet erişimi şu an belli ölçüde mümkün olmuyor.

Beni şaşırtan bir olay ise yağmacılık olaylarının burada da meydana gelmesiydi.

İlk üç günde 30’a yakın ambulans ve 3 hastane ateşe verilerek yakıldı. Sayısız benzin istasyonu yakıldı. Alışveriş merkezleri yağmalandı. Tahran’ın güneyinde bir Türk firmasına ait olan ‘Combo’ (Şok, Bim vb.), mağazalarının 28 tanesi yağmalandı.

Aslında bu olay insanların ne kadar ekonomik güçlük çektiklerinin de göstergesi oldu. Elektronik eşya satan mağazalar, telefoncular ayrım gözetmeksizin yağmalandı.

Diğer taraftan ise internetin kapatılmasıyla birlikte ülke hazinesine olan zararın ilk beş gün içerisinde yaklaşık 1,4 milyar dolar olduğu söyleniyor. İşin komik tarafı ise benzine yapılan zamdan ülkeye gelecek getiri yaklaşık 2 milyar dolar.

Tuhaf olan ise şu: Yöneticiler nasıl oldu da bu durumu hesap edemediler? Burada ortaya çıkan bir diğer soru ise benzinden daha fazla ihtiyaç duyulan internet erişimi neden aniden kesildi? Acaba toplum daha fazla mı gerilmek isteniyor?

Bir diğer taraftan Şubat ayında İran’da meclis seçimi, yeni milletvekili seçimi yapılacak. Cumhurbaşkanı Ruhani’nin dört yıllık görev süresinin dolmasına iki yıl daha var.

Ama can alıcı nokta yerel kaynakların ifadesine/iddiasına göre, birileri benzin zammı ile toplumun iyice gerilmesini hedefleyerek sokaklarda şiddet olaylarının artmasını istedi. Ruhani’nin görevi bırakmasını ve yerine kendi adaylarını getirmeyi hedeflemektedirler iddiası sıcaklığını koruyor.

Peki kim bu birileri?

İddialara göre Rejim Muhafız Güçleri Ruhani’yi direkt görevden almak yerine toplumdaki isyandan ötürü Ruhani’nin halk tarafından görevinden alınmasını ve müteakibinde kendi adaylarını Cumhurbaşkanı yapmayı hedeflemektedirler. Bu konuda başarılı olup olamayacaklarını ise zaman gösterecek.

Fakat bu tezi destekleyen bir diğer husus ise zamlarının yapılması sebebini Ruhani’nin yaklaşık 18 milyon fakir insana bütçeden yardım yapılması olarak gösterildi.

Ve gösterilerin başlamasından üç gün sonra fakirlik sınırı altındaki vatandaşların banka hesaplarına 50 Tümen (25 TL) gibi komik bir rakam yatırıldı. Dini lider Humaney ise ekonomi işlerinden çok iyi anlamadığını ve bu zamların Cumhurbaşkanı tarafından uygun görüldüğünü ve desteklediğini belirtti.

Diğer bir iddia ise; Cumhurbaşkanlığındaki birkaç kişinin meclisin bile görüşünü almadan Cumhurbaşkanı onayı ile aniden bu zamları yaptığı. Bu durum bile aslında iktidara olan bir komplonun habercisi olabilir.

Sonuç olarak, benzin zamları paralelinde birçok ürüne gelecek yeni zamların açık habercisi. Yaptırımlardan bunalan ve ekonomik güçlüklerle boğuşan halkın %95’i için tablo çok karamsar ve insanlar mevcut yönetimden bunaldıklarını alttan alttan dile getiriyorlar.

Bu durum ilerleyen günlerde yıllar içerisinde mutlaka bir gerginlik doğuracak, maalesef kaçınılmaz gibi gözüken burada olabilecek gerginliklerin şiddeti ise mevcut yönetimi oyalayacak gibi gözüküyor.

Şu an için ortam kısmen sakinleşmiş gibi görünse de bir anlamda her iki tarafında (rejim – muhalif güçler) bir prova yaptıklarını düşünüyorum. Temennim odur ki halk bir an önce huzura kavuşsun ve ekonomik güçlerini belli ölçüde kazansın.

Devletin gücünü kaybetmesi ve olabilecek dış kaynaklı maddi destek ile ortaya çıkacak bir iç savaş vb. durumlar ülkemize son derece büyük hasarlar verebilir.

Ekonomik ilişkimiz ve son dönemdeki dış politikalarımız açısından düşünürsek olası iç huzursuzluk bizi doğrudan etkiler. Yaşanabilecek bir göç dalgası ise zor durumda olan ekonomimize ağır bir darbe vurabilir.”

Sonuç

İran’dan değerli görüşlerini bizi kırmayarak paylaşan dostumuza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Küresel çapta meydana gelen birçok gösteride olduğu gibi anlaşılan İran’daki durumun ve tepkilerin temeli ekonomik.

Ülkelerin gitgide daha da borçlandığı ve bu durumun ekonomileri ciddi anlamda tehdit eder bir hal aldığı günümüz konjonktürü dikkate alındığında gelir dağılımı eşitsizliği ile sağlık ve eğitim gibi en temel insan haklarına ulaşımın bile milyonlarca insan için lüks sayılmaya başlandığı geldiği bu durum sürdürülebilir değil.

Dün Arjantin, Venezuela, İrlanda, İspanya; bugün İran, Irak, İngiltere, Pakistan, Kolombiya, Lübnan, Hong Kong.

Devam eden çok sayıda gösteri bu memnuniyetsizliğin dışa vurumu. Peki bu kıvılcımlar bir yangına dönüşebilir mi?

Arap Baharı bitti derken yoksa Küresel Kış mı geliyor?

İstanbul escort Ataşehir escort Pendik escort Kartal escort Maltepe escort Ümraniye escort Kurtköy escort Kadıköy escort Anadolu yakası escort Avrupa yakası escort Şişli escort Mecidiyeköy escort Şirinevler escort Avcılar escort Halkalı escort Beylikdüzü escort Bakırköy escort Ataköy escort