• ALTIN (TL/GR)
    533,55
    % 0,95
  • AMERIKAN DOLARI
    9,3267
    % 0,33
  • € EURO
    10,8558
    % 0,23
  • £ POUND
    12,8606
    % 0,17
  • ¥ YUAN
    1,4591
    % 0,18
  • РУБ RUBLE
    0,1315
    % 0,19
  • BITCOIN/TL
    597941,113
    % 3,35
  • BIST 100
    1.430,97
    % 0,08

Endeks Ne Olacak? 21 Eylül 2021

Endeks Ne Olacak? 21 Eylül 2021

Ne Çarptı Bize?

Uzun zamandır moda tabirle “testere”  piyasası yaşayan Borsa İstanbul’da son birkaç işlem gününe sert satışlar damga vurdu.

Önce Çin’in en büyük gayrimenkul yatırım ortaklıklarından Evergrande’nin temerrüt riskine düşme olasılığı, ardından TCMB’nin politika faizinde indirime gitmeyeceğine dair beklentiler önce Dolar/TL’yi yukarı doğru sürdü, ardından da Bist 100’ü 1400 puanın altına düşürdü.

Haber Akışı

Gündemde ise yarınki FED toplantısı ile perşembe günü TCMB’nin ppk toplantısı var.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Küresel makroekonomik gelişmelerin tekniğin önüne geçtiği bir dönem var önümüzde.

Endeks toparlar mı diye beklerken ve hiç hesapta yokken (aslında 2019’dan beri yazılarımıza konu olan bir durumdu) Çin’den gelen olası 2. emlak krizi tüm endekslerde satış dalgası getirdi.

Yetmedi, Evergrande’nin ihraç ettiği tahvillerin bir kısmının kriptopara piyasalarında yer alması, başta Bitcoin olmak üzere tüm coinleri değişen oranlarda aşağı sürdü. Sonuçta 20 Eylül unutulmayacak günler arasında yerini aldı.

Bundan Sonra Ne Olur?

Peşinen söyleyelim: Fed veya Çin Merkez Bankası (PBOC) zaten pandemi sebebiyle sallantıda olan küresel ekonomik durumu daha kötü hale getirecek böylesi bir mortgage krizine izin vermez. Her ne kadar PBOC şimdilik krize müdahale etmeyeceğini beyan etse de gerektiğinde aksiyon almaktan çekinmeyecektir, zira milyonlarca insanın ve yüzlerce kuruluşun yatırımları söz konusu.

Powell’ın her toplantı sonrası küresel anlamda kabus olabilecek enflasyon, aşırı borçlanma ve işsizlik gibi konularda “Siz merak etmeyin, hepsi geçici, bir çaresine bakacağız.” minvalindeki açıklamaları da gösteriyor ki krizi baskılamak için başta Fed, tüm merkez bankaları müdahale etmekten çekinmeyecek. 

Ancak bir gerçek var ki bu durum sürdürülebilir değil ve merkez bankaları da bu uygulamalara daha fazla devam edemezler. Çünkü parasal gelişmelerin en büyük sonucu küresel enflasyon dalgası kendini göstermeye başladı. Keresteden demire, alüminyumdan doğal gaza tüm emtia fiyatlarında rekorlar kırılmasının başlıca sebebi bu.

Tappering denen ve tahvil alımlarının kısıtlanmasını içeren program başlarsa başta Türkiye gibi gelişen piyasalarda şok etkisi olacağı aşikar. Zira pandemi sürecini bile binbir sıkıntı ile geçiren ve gerek kur gerek merkez bankası rezervleri gerekse endeks anlamında kalıcı bir düzelme yaşamayan ulusal ekonomik durumda krizler derinleşecektir.

Çin’deki krizin a’dan z’ye tüm ekonomiler için bir şok dalgası yaratacağını belirtmeye gerek yok sanırım. (Yine de Deutsche Bank anketi iyimser)

Zira Evergrande basit bir şirket değil. 200 bin çalışanı var, her yıl 3,8 milyon kişiye mevsimlik iş veriyor. 355 milyar dolarlık yükümlülüğü var ve geçen yıl 110 milyar dolarlık satışı var. 1300’den fazla projesi var. Çin ekonomisinin 1 yılda ürettiği mal ve hizmetlerin yüzde 2’sine denk gelecek kadar yükümlülüğü olan bir dev. Çin gayrimenkul piyasasının en büyük 2. oyuncusu.

Resim

Tünelin Sonundaki Işık

Ancak yine de ufak bir umut var. O da yerli/yabancı tüm şirket raporlarında vurgulandığı üzere belirsizliklere rağmen aşırı ucuz bir borsaya sahip olmamız. Gerek dolar bazlı gerekse yukarıdaki grafikten görüleceği üzere Naci Ağbal sonrası dönemde git-gel hareketi yapmaktan öte gidemeyen bir endeks var karşımızda.

Dolayısıyla kalıcı olmamakla birlikte âdet olduğu üzere aralık-şubat aralığında tecrübelerime güvenerek yukarı yönlü bir hareketin olacağını düşünüyorum.

Hacim ya da teknik indikatörlerden bağımsız olarak tamamen “ucuzluk” kavramı yüzünden yaptığım bir çıkarım bu. Hoş, endeks uzun zamandır ucuz ve yabancı yatırımcı uzun zamandır bize mesafeli. Ancak başta yabancı yatırım bankaları olmak üzere bu kadar dikkat çekici ve üst üste raporların geldiği çok az zaman hatırlıyorum.

Yine de bu yükselişin kalıcı olması noktasında kötümser olduğumu tekrar ifade edeyim.

Ulusal makroekonomik verilerin bu kadar olumsuz ve küresel konjonktürün bu kadar belirsiz olduğu bir dönemde endekste kalıcı yükseliş için yapılması gereken daha çok iş var.

YORUMLAR YAZ

bsr berlin