• ALTIN (TL/GR)
    1.022,65
    % -0,01
  • AMERIKAN DOLARI
    17,9386
    % 0,07
  • € EURO
    18,2852
    % 0,06
  • £ POUND
    21,6879
    % 0,11
  • ¥ YUAN
    2,6573
    % 0,17
  • РУБ RUBLE
    0,2962
    % 0,10
  • BITCOIN/TL
    416711,293
    % 1,27
  • BIST 100
    %

Covid-19’un Hayatımıza Getirdikleri

Covid-19’da Son Durum

SARS-CoV2 virüsünün neden olduğu Covid-19 hastalığı sebebiyle küresel çapta vaka sayısı 550 bini, hayatını kaybedenlerin sayısı 25 bini geçti. Türkiye’de ise vaka sayısı 5 bin 500’ü geçerken hayatını kaybedenlerin sayısı ise 92.

Salgınla ilgili son dönemde meydana gelen önemli gelişmeleri sıralayalım:

1- Covid-19 Salgın merkezi önce Avrupa’ya, şimdi de ABD’ye kayıyor. Özellikle ABD’de her 3 vakadan 1’i finans merkezi New York’ta görülüyor. New York şehri, İstanbul gibi; başkent olmasa da herkesin bildiği ve gerçek gücün toplandığı ve yönetildiği bir şehir. ABD’deki en kalabalık şehir ve bağlı olduğu New York eyaleti en kalabalık 4. eyalet. Günlük 3500’den fazla uçuşun gerçekleştiği bir mega kent. New York-İstanbul uçuşlarının çağrılara rağmen daha bugün iptal edildiğini belirtelim.

2- ABD’de evrensel bir sağlık sistemi yok, yani Türkiye’deki gibi istediğiniz hastaneye gidip ücretsiz ya da SGK desteği ile çok uygun fiyatlarla muayene ve tedavi olamıyorsunuz. İşvereniniz sağlık sigortanızı yapar ve sigorta poliçenizde böyle durumlara karşı bir madde varsa tedavi olabiliyorsunuz. Yoksa karantina+tedavi masrafları 4 bin dolar’a kadar çıkabiliyor, test olmak isteyenlerin 600 dolar verdiğini salgının ilk günlerinde görmüştük. ABD’de büyüyen salgın, Çin’deki yayılan salgından daha büyük bir etki yapacak ve dünya ikinci bir şok yaşayacaktır. Piyasaların zaten canı kalmadı, hatırlatalım.

3- Üst üste yaşanan ekonomik krizler ile boğuşan, şimdilerde düşen petrol fiyatları sebebiyle gelirleri bariz şekilde düşecek Güney Amerika ülkelerinde hızlanması muhtemel bir salgın, kırılmak üzere olan küresel tedarik zincirine son darbeyi vurabilir.

Şimdilik bu iç karartıcı tahminleri bir kenara bırakalım ve Covid-19 hastalığının hayatımıza kattıkları ve getirdiklerine bakalım.

Yeni Alışkanlıklar ve Fırsatlar

Öncelikle en az bir yıl eskisi kadar dışarı çıkmayacağız kanaatimizce. Benzer şekilde yemek için daha az dışarı çıkmaya ve alışverişlerimizi tek seferde ve toplu şekilde yapmaya meyilli olacağız. Artık grip olduğumuzda, “Griptir geçer” deyip evde istirahatle toparlamayı beklemeyecek, ciğerden gelen her öksürükte “Acaba şimdi mi yakalanıyorum?” sorusu gelecek akıllara.

Toplumsal hayata dair muhtemel değişimlere bakalım biraz da… Misafirlikler azalacak, akşam oturmaları vb. etkileşimlerde düşüş göreceğiz; bunlar işin latifesi.

Fiziksel olarak bir araya gelmesi gereken insanların, teknolojinin nimetlerinden faydalanarak bu ihtiyaçlarını görüntülü bağlantılarla gidermeleri bu süreçte önemli bir dönüm noktası kanaatimizce. Bir gün içinde fiziken imkânsızken farklı şehir ve ülkelerdeki insanlarla rahatça görüşme/toplantı imkânı buluyorsunuz bu şekilde.

Söz gelimi Bloomberg HT’ye çıkan Peak-Up CEO’su Ahmet Toprakçı bir gün içinde 9 görüntülü toplantı yaptığını söyledi geçtiğimiz gün. Normal şartlarda zaman, maliyet ve enerji gerektiren bir gün, ekran başında oturarak kendinize zaman ayırdığınız bir gün olabiliyor. Şirket patronları üst düzey yöneticiler için müthiş bir fırsat değil mi? Şimdilik zorunlu ama neden kalıcı olmasın?

Covid-19 sebebiyle zorunlu bir uygulama olan ama içerik kalitesi arttırılarak kalıcı hale getirilebilecek uzaktan eğitim de bir başka örnek. Bu süreci lehine çeviren ve özgün içerik üreterek öğrencinin konsantrasyonunu üst seviyede tutabilecek girişimciler/eğitimciler için büyük bir fırsat. Zira oturduğu yerden bu eğitimi alabilen bir öğrenci için, ilk etapta okullar olmasa da dershaneler ve özel etüt merkezleri artık gereksiz görülebilir.

Sizi her an görebilen, gerektiğinde uyarabilen, aynı anda azami 10 öğrenciye görüntülü ders veren özel bir öğretmen düşünün. Velilerin işlerini bırakıp, hafta sonlarını bölmeden çocuklarını dershaneye, kursa bırakmak zorunda olmadıklarını düşünün. Ebeveynler vakitlerini yolda tüketmez,  yakıt tasarrufu sağlanır, daha az karbondioksit salınımı olur; hem bize hem çevreye yararlı.

Ya da bir seviye ileri gidelim. Örgün eğitime ara verilmesi ile başlayan uzaktan eğitimin (içerik açısından yaşanan sıkıntıları istisna kabul edersek) devam ettirildiğini düşünün. Öğretmenlerin bile okula gitmesine gerek olmadığını. Tabii ki okuldaki disiplin ve fiziki ilgi olmayacaktır ama bu yapılabilecek bir fedakârlık değil mi? Servis ücretlerini unutun, okulda çocuk ne yedi diye düşünmeyi bırakın, okulda çocuğumla uğraşan mı var diye düşünmeyin.

“Biz sabah işe gidiyoruz, çocuk da okula mesai gibi çalışmaya; evde kalırsa biz ne yaparız?” diyen ve okulu eğitim kurumunda ziyade çocuğu meşgul eden ve siz işteyken göz kulak olan ücretsiz kreş olarak gören velilerdenseniz size söyleyecek bir şey yok. Kaldı ki sizin bile evden çıkmanıza gerek olmayabilir böyle bir teknolojik devrim ile.

Hareketleri kısıtlanmış ve bu davranış kalıbını devam ettirmek isteyen tüketiciler için eve kadar gelen her türlü kurye servisi de çok popüler olabilir. Özel aracı olmayan çoğu insan zaten market alışverişini bu şekilde yapıyor ama bunun yaygınlaştığını düşünün. Artık kasada bekleme sırası yok, indirim günleri markete gitmek zorunda kalmak yok. “Gittik ama ürün bitmiş şikâyetleri” yok.

Şirketler için de avantajları var. Artık elektronik olarak gelecek siparişleri birkaç gün önceden alıp stok maliyetlerini azaltabilirsiniz, dev soğuk hava depolarına ve maliyetlere katlanmaya gerek yok. Çalışan sayınızı düşürebilirsiniz. Kurye servislerine ağırlık verebilir ya da toptancılarla bireysel tüketiciler arasında basit bir komisyonculuk görevi üstlenebilirsiniz.

Gelişen drone teknolojileri ile personele ihtiyaç duymadan anlık, süratli ve güvenilir hizmet sağlayabilirsiniz. Drone, Covid-19’dan etkilenmez, soğuk havalarda üşümez, hasta olmaz, sigorta ya da zam istemez. 

Sonuç 

Covid-19 yılbaşından beri dünya gündemini işgal ediyor, bizi sevdiklerimizden ayırıyor. Ancak böyle bir salgın, bilimin ve teknolojinin bu denli geliştiği bir yüzyılda ve dünyada bile bizi aşırı tedbirler almaya zorlayabiliyor. Gündelik hayattan, arkadaş ilişkilerine, iş modellerinden üretim tekniklerine, market-pazar alışverişinden eğitim-öğretim metotlarına kadar pek çok uygulamayı değişime zorluyor, farklılaştırıyor. Bunlar ilk etapta bizi rahatız etse de modern insanın herhangi bir şeye alışması uzun sürmüyor.

Ekonomiye gelirsek; her şeyin “uzaktan” olmaya başladığı bu dönemde yatırımcıların bilhassa dijital dönüşüme açık firmalara ağırlık vermeleri gerekiyor. Bu virüs sektörleri değişime zorluyor, zorlayacak. Lojistik, eğitim hizmetleri veren şirketler ile uzakları yakın eden teknoloji firmalarının ve özel sağlık hizmeti veren sağlık kuruluşları ile sigorta şirketlerinin ve bu firmalara yatırım yapan yatırımcıların bu süreci fırsata çevirebileceklerini de not edelim.


Beşiktaş masöz escort
Kartal masöz escort
Taksim masöz escort

YORUMLAR YAZ