• ALTIN (TL/GR)
    393,40
    % 0,33
  • AMERIKAN DOLARI
    6,8648
    % 0,06
  • € EURO
    7,7778
    % 0,57
  • £ POUND
    8,5841
    % 0,14
  • ¥ YUAN
    0,9788
    % 0,71
  • РУБ RUBLE
    0,0957
    % -0,49
  • BITCOIN
    63928,162
    % 3,02
  • BIST 100
    118.485,24
    % 2,36

Covid-19’a Karşı Alınan Ekonomik Tedbirler

Bir Virüs Hikâyesi

Yılbaşından bu yana dünyanın gündemi, SARS-CoV2 virüsünün sebep olduğu Covid-19 hastalığı.

Uzak Doğu’da başlayan ve küresel anlamda ilk ay ciddiye alınmayan virüs, özellikle şubatın ikinci haftasında itibaren önce Çin’in komşu ülkelerine daha sonra da tüm küreye yayılım gösterdi. (194 ülke)

Meksika dalgası gibi önce bir coğrafyada yayılan, zirve yapan ve düşüşe geçen; tam bir bölgede bitti derken yoğun nüfuslu bir başka bölgeye metastaz yapan salgın için sona yakınız demekten uzağız anlaşılan.

Söz gelimi ivme kaybeden ve son 5 gündür yeni vaka görülmeye Vuhan’da virüs bitti diyoruz ama ABD’de yayılımı artmaya başladı ve yakında dünya ABD’yi konuşmaya başlayacak kanaatimizce.

Bu yüzden bir süre daha gündem Covid-19 olacak gibi.

Haliyle virüsle mücadele açısından ülkeler değişen dozlarda önlemler aldılar.

İnsandan insana bulaşan bir özellik sergilediğinden bireyler arası etkileşimi ve hareketleri asgariye indirmek, en önemli hareket tarzı olarak çıktı karşımıza. Önce insanlar, sonra ve dolaylı olarak da mal ve hizmetlerin hareketleri kısıtlandı.

İlk darbeyi alan ulaşım sektörü oldu. Sonra da insanların bir araya gelmeleri sebebiyle gelir elde eden sektörler, yani hizmet sektörü. Dünyadaki tüm ticari faaliyetlerin hedef kitlesinin insan olduğu düşünüldüğünde, virüsle mücadele etmek için insan’ı durdurmak, ticareti durdurmak demekti. Öyle ki bugünlerde “dünya durdu” desek yeri.

İyi ve kötü her haberden en çok ve çabuk etkilenen iş kolu, bu haberlere yönelik algıdan para kazananlar, yani genelde finans ve özelde ise sermaye piyasaları. Doğal olarak küresel en kötü durumu, en hızlı şekilde önce Çin, ardından gelişmekte olan piyasalar, şimdi de virüsün yayılım göstermesiyle 20 Şubat’tan itibaren ABD ve Avrupa endeksleri oldu.

“Borsalar çöktü” gibi beylik laflara ihtiyaç yok. Endeksler zaten tarihî zirveleri yaşıyorlardı ve yüzde 25’e yakın düzeltmeler yaşadılar ama hisse senetlerinde düşüşler bu kadar mütevazı değildi.

Yukarıda bahsettiğimiz, temel işi insan hareketinden ve ticari faaliyetlerden kâr etmek olan hava yolları, lojistik şirketleri, finansal kuruluşlar ve bu krizin çapını öngöremeyen fonlarda kayıplar çok daha büyük oldu.

Geç Geldi Ama Tam Geldi 

“Biri çıkıp bizi kurtarsın” diye bakarken çöküşten en zarar görecek ülkelerden ABD ve dünyanın yıllardır takip ettiği FED bir adım öne çıktı. Trump’ı bile kendilerine hayran bırakacak şekilde önlemler aldı: Önce 700 milyar dolarlık varlık alımı ve 300 milyar dolarlık kredi genişlemesine gideceklerini açıkladılar. Ardından ekonomiyi desteklemek için sınırsız hazine tahvili ve ipoteğe dayalı varlık alımı yapılabileceği belirtildi.

Dün de son noktayı koydu: Hazine Bakanlığının 2 trilyon dolarlık yardım paketi Kongre’de onaylandı. Bu paketin içinde yerel yönetimlere ayrılan yardımlar, 4 kişilik ailelere verilecek 3 bin dolar’lık yardımlar, işsizlere ve iş verenlere yapılacak ödemeler, vergi indirimleri ve ötemeleri var.

Avrupa’ya bakıldığında ise Avrupa Merkez Bankası (AMB) piyasaları sakinleştirmek ve koronavirüsün etkileriyle boğuşan Euro Bölgesi ekonomisini korumak için 750 milyar euro tutarında ek acil tahvil alım programı başlattı. Bütçe disiplinini canı pahasına korumasıyla tanınan Avrupa ayrıca, bu kuralı bu dönemde esnetebileceklerini açıkladı.

Almanya parlamentosu toplamda 756 milyar euro’luk destek paketi açıkladı bugün. Covid-19’la mücadelenin ilk günlerinde sürü bağışıklığı stratejisi ile çok eleştirilen İngiltere hükümetinde ise Maliye Bakanı Rishi Sunak 300 milyar sterlin’in üzerinde bir ekonomik kurtarma paketi açıkladı. Bütçe açığı konusunda rekorlara doymayan İtalya’nın başbakanı Giuseppe Conte, 25 milyar euro’luk acil destek paketini duyurdu. Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Bruno Le Maire teşvik paketinin 45 milyar euro büyüklüğünde olacağını aktarırken, bankaların şirketlere sağlayacağı krediler için 300 milyar euro teminat verileceğini ve Avrupa kurumlarından da 1 trilyon euro büyüklüğünde teminat sağlanacağını duyurdu.

Türkiye de 19 maddelik bir teşvik paketi açıklandı ve 100 milyar TL’ye yakın yardım, destek ve teşvik sağlanacağı duyuruldu.

Cevap Oldu mu?

Evet. Darbeyi ilk alan piyasalar, iyi haberleri hemen fiyatlamaya başladılar.

Ancak Covid-19 vakaları Doğu’dan Batı’ya geçiyor ve vaka sayıları artıyor. Bu yüzden ABD’nin İkinci Çin olması durumunda, umarız olmaz, alınan tedbirlerin ne kadar işe yarayacağını göreceğiz.

Başkan Trump’ın bir saat önce verdiği bilgiye göre ABD şu an tüm ülkelerden daha çok test yapıyor.

Çok sayıda test yapılması, hastaların belirlenip karantinaya alınmasına imkân verse de vaka sayısını arttıracağından algıyı da olumsuz yönde etkileyecek ve piyasalara satış getirecektir.

Kaldı ki ABD’de “Paskalya’ya kadar işlerin eski haline dönmesi gerekiyor. İnsanlar çalışmak istiyor, yoksa ülke olarak zor durumda kalırız.” diyen bir başkan var, karşısında ise “Sağlık, paradan önce gelir.” diyenler. Zaten bu anlaşmazlık da mücadelede iki başlılık yaratıyor ve toparlanma sinyallerini zayıflatıyor. Paskalya 12 Nisan’da, yani sadece 17 gün sonra. 

Sonuç

Ülkeler Covid-19’un vahametini anlamak ve önlem almak konusunda geç kaldılar; ancak bir geldiler tam geldiler.

Anlaşılan, piyasalar da bu tepkilerden hoşlandı ve şimdilik olumlu tepkiler görüyoruz. Bu durumun devam edip etmeyeceği işe Covid-19’un bundan sonra ne kadar çabuk kontrol altına alınabileceğine bağlı.

Ancak şunu belirtmekte fayda var: Bilime, fenne inanan ve ilerlemenin yolunu başka yerde aramayan ülkeler, doğal olarak tüm afetlerden olduğu gibi bu afeti de en hızlı ve etkin şekilde atlatacaklardır.

Nitekim son dönemde, örneğin PISA sınavlarında, ilk sıraları işgal eden Singapur, Çin, Güney Kore gerek test sayılarıyla, gerek uyguladıkları özgün/şeffaf politikalarla ve aldıkları tedbirlerle farklarını ortaya koyuyor, ilgili kurumlarca örnek gösteriliyor ve en önemlisi vatandaşlarının canlarını  kurtarıyorlar. Darısı başımıza…