bodrum eskort silifke escort pozcu escort mut escort mezitli escort kızkalesi escort
Covid-19 Sürecinde En Kötüsü Geride Kaldı mı? - Para Piyasası
  • ALTIN (TL/GR)
    1.042,31
    % -0,89
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6413
    % -0,03
  • € EURO
    19,3136
    % -0,60
  • £ POUND
    22,3071
    % -1,19
  • ¥ YUAN
    2,5855
    % -0,51
  • РУБ RUBLE
    0,3044
    % -1,22
  • BITCOIN/TL
    301351,124
    % -2,04
  • BIST 100
    %

istanbul escort şişli escort antalya escort fatih escort taksim escort halkalı escort avcılar escort bursa escort beylikdüzü escort kadıköy escort mecidiyeköy escort izmir escort ataşehir escort ümraniye escort sefaköy escort beşiktaş escort zeytinburnu escort esenyurt escort nişantaşı escort ikitelli escort şirinevler escort bahçelievler escort küçükçekmece escort escort bayan bağcılar escort başakşehir escort bahçeşehir escort

Covid-19 Sürecinde En Kötüsü Geride Kaldı mı?

Covid-19 Sürecinde En Kötüsü Geride Kaldı mı?

Covid-19 Pandemisinde Son Durum

Dünya çapında SARS-COV2 virüsünün sebep olduğu Covid-19 pandemisinin sebep olduğu vaka sayısı 3 milyonu; hayatını kaybedenlerin sayısı ise 215 bini geçti.

Sadece 9 gün önce vaka sayısı  2 milyondu. Sayı arttıkça önlemler yetersiz gelmeye ve yayılım hızı artmaya başlıyor. Öte yandan iyi haberler de var: Öncelikle küresel çapta iyileşen hasta sayısı 900 bini aştı.

Geçtiğimiz hafta Oxford Üniversitesinden yapılan açıklamada Covid-19 aşısının Eylül ayında test edilmeye başlanacağı duyuruldu. Dün ise bu aşının maymunlarda denendiği ve hasta maymunların tamamen iyileştiği haberleri servis edildi. Daha öncede sırasıyla Rusya ve İsrail aşı geliştirdiklerini beyan etmişlerdi.

Piyasalar Kendi Aşısını Buldu!

Covid-19 pandemisinin sebep olduğu darbeyi ilk karşılayan küresel piyasalar olmuştu. Öyle ki Şubat’ın ikinci haftasından başlayan çekilmeler Mart ayının üçüncü haftasına kadar devam etmişti.

Bu süreçte borsalardaki kayıplar, söz gelimi S&P 500 endeksi için yüzde 35Nasdaq 100 endeksi için yüzde 30Borsa İstanbul için yüzde 35, Stoxx 600 endeksi için yüzde 40 dolaylarında seyretmişti.

Neyse ki herkesin yaşlı gözlerle beklediği süper kahramanın gelmesi uzun sürmedi: FED.

Önce 2 trilyon dolarlık teşvik ve yardım paketi ve sınırsız varlık alımı opsiyonu ile ortaya çıkan FED, geçtiğimiz hafta da 2,3 trilyon dolarlık yeni bir paket açıkladı. Açıklanan yardımlar şirketler yanı sıra hane halkına ve yerel yönetimlere aktarılacak.

Yapılan müdahalenin büyüklüğünü şöyle izah edelim: 2008 Küresel Krizi’nde bilançosunu 800 milyar USD’dan 4,5 trilyon USD’a 6 yılda çıkaran FED’in bilançosu, 24 Şubat-7 Nisan arasında (Yani yaklaşık 1,5 ayda) 2 trilyon dolar artarak 6 trilyon doları aştı.

Her ülkenin parasının ve bütçesinin gücü nispetinde açıkladığı kurtarma/destek paketlerinde sonra ABD ve Avrupa piyasalarında banka ve hava yolu şirketleri öncülüğünde bir toparlanma başladı.

S&P500 3383 seviyesinde 2227 seviyesine kadar gelmişti; dünkü kapanış 2863.

Borsa İstanbul da küresel toparlanmadan nasibini aldı. Küresel dip olan 23 Mart günü 83 bin seviyelerini gören Bist100, 3 haftalık süre zarfında küresel endekslere paralel olarak yüzde 20 değer kazandı. An itibarıyla 101.206

Kısacası piyasalar ilaç firmaları ve laboratuvarlardan önce ilacı bularak sıkıntılarını yarı yarıya aştılar. İlacın adı: FED.

En Kötüsü Geride Kaldı mı?

Söylemek zor. Ancak bu çöküşün sebebinin bir virüs olduğu düşünülürse toparlanma için de bu virüsün ortadan kaldırılması gerekiyor. Ancak bilim insanlarının beyanlarından bu sürecin 1 ila 5 yıl süreceği tahmin ediliyor. Hep söylediğimizi tekrar edelim: Aşıyı FED bulmayacak.

Öte yandan pandemi merkezi Avrupa’dan ABD’ye bilhassa New York eyaletine kaymış durumda. Her üç ölümden birinin görüldüğü New York eyaletinde bilhassa vali ile Başkan Trump arasındaki anlaşmazlığın salgınla mücadeleye yansıdığı iddiaları dile getiriliyor. Küresel piyasaların merkezi olarak addedilen New York ve simge semti Wall Street’te ise trader’lar yaklaşık iki aydır evlerinden çalışıyorlar.

Buna rağmen sürekli artan ölü ve vaka sayılarına rağmen piyasaların gösterdiği tepki arasında kanaatimizce negatif uyumsuzluk var. Zira piyasaların tepkileri sanki pandemi sona erdi mesajı içeriyor. 

Hatta majör teknoloji hisselerinden bu krizi fırsata çeviren Netflix hisseleri kriz öncesi zirvelerini (387 USD) aştı, an itibarıyla 403,83 USD’dan işlem görüyor. Benzer şekilde perakende devi Amazon’da kriz öncesi zirvesi olan 2170 USD’ı aşarak 2314 USD seviyesinden işlem görüyor.

Ancak artan vaka sayıları ve salgının reel ekonomi üzerindeki etkisi gelen verilerden yeni yeni anlaşılmaya başlandı. Şirketlerin kâr edemediği, satışların düştüğü, insanların dışarı, tatile, yemeğe çıkmadığı, söz gelimi üzerine kıyafet denemekten çekindiği, 2020’nin kayıp yıl ilan edildiği bir ortamda bu faaliyetlerden gelir elde edip varlıklarını devam ettiren şirketlerin hisseleri istikrarlı şekilde yükselebilir mi? Endekslerdeki bu yükselişler kalıcı ve sağlıklı olabilir mi?

Öte yanda ise piyasaların geleceği satın aldığını, dolayısıyla çöküşün 23 Mart’ta fiyatlandığını, vaka sayıları da pek çok açıdan düşüşe geçtiğinden piyasaların gelecekteki olumlu süreci satın aldığını ifade edenler var. Bir yere kadar doğru.

Ama Hangi Olumlu Süreç?

5 haftada 26  milyon insanın işsiz kaldığı, iç hat uçuşları iptal edilmediği halde Boeing yetkililerinin “Bizi kurtarın” diye yalvardıkları bir süreç mi? Yoksa sektörün en büyüğü Airbus’ın yaptığı gibi “deli gibi nakde ihtiyacı oldukları ve gerek görülürse işten çıkarmaların plan dâhilinde olduğunu” yazdıkları bilgi notundaki gibi bir süreç mi? Anketlerde “yıl sonuna kadar dışarıda eskisi gibi yemek yemeyi düşünmüyorum” ya da “yaz tatiline gitmeyeceğim” diyenlerin oranlarının yüzde 70’lere çıkması mı olumlu?

Kârı yarı yarıya düşen Starbucks, bilançoları son 10 yılın en kötüsünü gören dev bankalar, duran inşaatlar, işletmeler…

Reel sektörü daha yeni yeni etkilemeye başlayan bu süreç zaten başından beri asgari ücretliyi ya da günlük ücretle çalışanları vurdu, vuruyor. Yapılan desteklerin küresel anlamda yetersizliği ortada; ancak bir de bu durumun bilançolara, çeyreklik raporlara, sorunlu kredilere ve nihayetinde makro ekonomik verilere yansımalarını göreceğiz. Bu temel bilgilerle endekslerin yükselişe geçmeleri beklenebilir mi?

2019’un ikinci yarısındaki küresel balona ne kadar benziyor değil mi? Hani şu geçen ay önce patlayan… Mesele ayı ve boğaların savaşı değil ya da bardağın boş/dolu tarafı tartışmaları değil. İnsanların yiyecek ekmeğe muhtaç kaldığı, maaş alamadığı için ucuz kredilerle birkaç ay dayanmaya çalıştığı ekonomilerde hangi tüketim, hangi büyüme, hangi şirket kârı?

İnsani yönü bir yana piyasaların reel ekonomiden kopup yükseliş yaşadığı hangi dönem kalıcı olmuş, bir bakın…

Sonuç

Darbeyi ilk alan finans piyasalarının, toparlanmadan nasiplerini ilk alanlar olması da makul. Ancak bu çapta bir toparlanma için yeterli bir haber akışı ve sinyal olduğunu söylemek zor. Kaldı ki insan, mal ve hizmet hareketlerinin durduğu bu küresel ekonomi ortamında Covid-19 virüsünün bir de reel ekonomi üzerindeki etkileri var ki finansal piyasaların yaşadıklarını mumla aratabilir.

Elbette bu süreci iyi değerlendirip kısa vadeli işlemlerle bu yükselişi/düşüşleri kâra çeviren yatırımcıları tebrik etmek lazım. ankara escort Genel trende değil de günlük işlemleri takip eden biri, güzel kazançlar sağlayabilir bu dönemde. (Tabii biz bu gruptan değiliz)

Birkaç hafta önceye kadar “Kriz henüz bitmedi” söylemlerinde bulunanların bile hata ettiklerini ifade etmeye başladıkları bir dönemde yatırımcıların temkinli davranmalarında yarar görüyoruz. Zira temeli sağlam ve teknik analizden teyit almış majör teknoloji ve bankacılık hisseleri uzun vadede mantıklı birer yatırım aracı olma değerini koruyorlar. denizli escort Bu hisseler için içinde bulunduğumuz süreç maliyetlenmek için oldukça cazip.

kurtköy escort

Ancak baştaki soruya dönecek olursak: Piyasalar dibi gördü mü?

Söylemek için erken.

YORUMLAR YAZ