• ALTIN (TL/GR)
    447,03
    % -0,53
  • AMERIKAN DOLARI
    7,8555
    % 0,49
  • € EURO
    9,4118
    % 0,53
  • £ POUND
    10,5158
    % 0,85
  • ¥ YUAN
    1,1933
    % 0,38
  • РУБ RUBLE
    0,1033
    % 0,55
  • BITCOIN
    145290,257
    % 4,20
  • BIST 100
    1.328,73
    % -1,02

Dolar/TL ve Altın’da Düşüş Sürecek Mi? 16 Kasım 2020

Dolar/TL ve Altın’da Düşüş Sürecek Mi? 16 Kasım 2020

Geçtiğimiz iki hafta ekonomi gündemi önemli gelişmelere sahne oldu. Gelişmeler ışığında gerek emtia piyasalarına gerekse ana akım yatırım araçlarında sert fiyatlamalar gözlemledik. Bu yazımızda gelişmeleri birlikte değerlendirip trendin devam edip etmeyeceğine bakacağız.

Önemli Gelişmeler

Üzerinden durulması gereken gelişmelerin başında Merkez Bankası Murat Yazıcı’nın görevden alınması ve hemen iki gün sonra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifası var. İstifanın geçen pazar günü Instagram üzerinden bizzat yapılmadığı, hatta hesabın hacklendiği iddialarına yanıt aranadursun son dönemde ekonomi denince akla ilk gelen kur, bu gelişmelere olumlu tepki verdi.

Görevden ayrılanların yerine yapılan atamalarda yeni isimler görmesek de hemen sonrasında Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ve politikalarına yönelik dile getirilen olumlu söylemler ile TL’deki düşüş son buldu. Son iki işlem günü TL, dolar karşısında en çok değer kazanan para birimi oldu. Bir haftada TL, yabancı paralar, bilhassa ABD doları ve Euro karşısında %10’a yakan değer kazandı. Geriye çekilip yetkili ağızların yaptığı tüm açıklamalara baktığımızda bir reform dalgası yaratmaya dönük, piyasalara umut verici, yeni bir hikâye oluşturma çabasını net olarak görüyoruz.

Uluslararası piyasalarda ise yeni Başkan Biden etkilerini gördük. Mavi dalga ile istikrar fikrine kapılan piyasalar, kısa sürede Senato’da çoğunluğu Cumhuriyetçilerin almasıyla kararsız bir tavır takındı. Trump’ın itirazları devam etse de 20 Ocak’a kadar bu itirazların sonuç vermeyeceğini ve destek alamadığı için Trump’ın bu sevdadan vazgeçeceği kanaatindeyiz.

ABD seçimlerinin gündemden düşmesi ile 2020’nin en önemli gelişmesi tekrar kendini gösterdi: Kovid-19. BioNTech’in Pfizer ile ortaklaşa yürüttüğü aşı çalışmalarının, koronavirüsü %90 oranında yok ettiği açıklamasının ardından piyasalarda 2 günlük bir ralli yaşansa da İngiltere’de ölümlerin 50 bini, ABD’de günlük vaka sayısının 100 bini geçmesi, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’deki ölüm sayılarının yeniden yükselişe geçmesiyle henüz bahar gelmediğini görmüş olduk. Vaka sayılarını çevre ülkelerle paralel yükseldiği düşünülürse Avrupa en kötüyü yaşarken Türkiye’deki vaka/ölüm sayılarının bu seyirde kalmayacağını öngörmek için doktor olmaya gerek yok. Dahası aşı çalışmaları ile yayımlanan raporda başlığın hemen altı okunursa bu yıllık üretimin 25 milyonla sınırlı kalacağını, aşının taşınması için -70 derecelik bir ortam gerektiğini not edelim. Uzun lafın kısası sevinmek için çok erken.

Gelişmelerin Fiyatlamalara Etkileri

Yukarıda son 5 işlem gününe ait Dolar/TL, Euro/TL, ons altın ve gram altın grafiğini görüyorsunuz. Aşı haberi ile hafta başında çakılan turuncu çizgi ons altın. Diğer 3 çizginin ise önce hafta başında istifa ve görevden alma ile sert düştüğünü, ardından çarşamba günü yapılan sözlü yönlendirmelerle tekrar düştüğünü ve uyumlu hareket ettiklerini görebiliyoruz. Öyle ki Dolar/TL, Euro/TL’deki düşüş 1 TL’yi, gram altındaki düşüş ise 70 TL’yi bulmuş. Yurt içinde altındaki kaybın nedeninin dolardaki düşüş olduğu burada görülüyor. Yani altındaki düşüş sürer mi sorusu için dolardaki düşüş sürer mi sorusu yanıtlanmalı.

Peki sadece iki bürokratın görevden alınması ve yapılan reform açıklamaları bu düşüşü sağlamış olabilir mi? Ya da yazının başlığındaki soruya dönersek “Bu düşüş devam eder mi?”

Kanaatimizce TL’nin değer kazanmasını sağlayan ana faktör istifa ve görev değişikliği değil, yeni gelen isimlerin 19 Kasım’da yapacakları faiz artışı beklentisi. Esasen salı günü yapılan açıklama ile bu beklenti iyice kuvvetlendi. Bloomberg anketine göre beklenti politika faizinin %15’e çıkarılması. Asgari rakamın ise 425 baz puan olması gerektiğini söylüyor yatırımcılar. Bu beklentiye paralel bir gelişme olursa kur ancak bir miktar daha düşebilir ve yeni hamleler için yer açılabilir. Ancak bu rakamlara yaklaşmayan bir faiz arttırımı beklentileri boşa çıkaracağından kurda yukarı yönlü bir hareket beklemek kaçınılmaz.

Peki Düşüş Kalıcı Olur mu?

Faiz arttırımının tatmin edici olduğu senaryoda doğacak fırsat penceresini kullanabilirsek, evet. Sadece bir haftada 1 lira düşen dolar, 200 puana yakın düşen CDS primi uzun zamandır görmeye alışık olmadığımız gelişmeler. Bu fırsatı kullanıp jeopolitik riskleri azaltıcı, pandemi sürecinde şeffaflığı arttırıcı, vaka sayısındaki artışı frenleyici, en önemlisi ülkede başta ekonomi zihniyeti olmak üzere, yapılacak reformlara ilişkin yatırımcılara olumlu mesajlar vermek ve bu reformları hayata geçirmek önemli.

Zira sözlü yönlendirme ve beklenti yönetimi yaparak kur, bir haftada kimsenin tahmin edemeyeceği kadar düştü. Bunun nedeni ise zaten görülmemiş şekilde bir yükseliş yaşamasıydı. Bu yükselişin ise teknik nedenleri olduğu gibi bilhassa 7 ve üzeri hareketin başlıca nedenleri serbest piyasanın ruhuna aykırı düzenleme, açıklama ve inatlaşmalar idi. Bu yanlışlardan dönüldüğü ölçüde kur aynı süratle geri geliyor ve gelecektir.

Ancak bundan sonra arzu edilen düşüş için daha alttaki kök nedenlere inilmesi gerekiyor. Örneğin resmî veri açıklanmadığı için uzmanların son yaptıkları hesaplara göre Merkez Bankası net rezervleri -55 milyar dolar. Yaz aylarında pandemi etkisini bertaraf etmek için devreye sokulan ucuz kredi dalgası sonunda hane halkı borçluluğu fırladı. Garanti Bankası CEO’su Baştuğ 3 gün önce bankacılık tarihinin en yüksek sorunlu kredi kompozisyonunu yönettiklerini söyledi. Kredi başvuruları bıçak gibi kesildi. Özel sektörün dış borcu 180 milyar dolara yakın. Jeopolitik meselelerde yaşanılan görüş ayrılıkları ve yaratılan olumsuz hava nedeniyle tüm Türk varlıklarındaki yabancı yatırımcı oranı tarihî düşük seviyelere geldi. İki para birimli bir ülke olduğumuzdan bu sorunlar hallolmadan, yani ülkenin (insanlar ve kurumlar olarak anlaşılabilir) dolar talebi ve ihtiyacı bitmeden kurda kalıcı bir düşüş beklenemez.

Türkiye’de altın fiyatları büyük ölçüde dolara bağlı olsa da dünyadaki altın fiyatlarına bir bakmak gerekiyor. Tarihî zirvesine yeni bir teşvik paketi haberi ile ulaşan ons altın uzun süredir 1870-1910 dolar aralığına sıkışmış durumda. Geçtiğimiz haftalarda yeni paket beklentisiyle 1950’yi aşan altın, aşı haberleri ile bir günde 100 dolara yakın düştü. Cuma günü alıcılı kapatan ons altın, olası bir teşvik paketi ile  tüm varlıklar gibi tekrar yükselişe geçecektir. Öte yandan negatif faizli tahvil miktarının rekor kırdığı ve merkez bankalarının küresel altın alımlarına 2019’daki kadar istekli olmadığı piyasa ortamında altının bir başka dayanağı da pandeminin ekonomileri ikinci kere kapatma olasılığı. Altında günlük hareketlerin sert olduğunu, işlem yaparken acele edilmemesi gerektiğini bir kere daha hatırlatıyoruz.

Herkese sağlıklı ve bol kazançlı bir hafta diliyoruz.