• ALTIN (TL/GR)
    476,92
    % -0,47
  • AMERIKAN DOLARI
    7,2916
    % 0,86
  • € EURO
    8,5355
    % -0,93
  • £ POUND
    9,5277
    % -0,26
  • ¥ YUAN
    1,0448
    % 0,44
  • РУБ RUBLE
    0,0990
    % 0,57
  • BITCOIN
    84759,107
    % -0,50
  • BIST 100
    1.060,59
    % 2,53

Yurt içi ve Küresel Piyasalarda Son Durum-14 Temmuz Haftası

Yurt içi ve Küresel Piyasalarda Son Durum-14 Temmuz Haftası

Dünya çapında SARS-COV2 virüsünün sebep olduğu Covid-19 pandemisi sebebiyle vaka sayısı 13 milyonu; hayatını kaybedenlerin sayısı ise 570 bini geçti. Nisan başından itibaren yayılma hızı düşse de 22 Haziran’da günlük küresel vaka rekorunun kırıldığını ve bilhassa ABD merkezli yeni rekorların kırılmaya devam edildiğini not edelim.

Birçok uzmanın ifade ettiği gibi ABD (vaka sayısı 3,3 milyon) pandeminin merkezi olmaya devam ediyor. Şu an dikkat çeken diğer yerler ise ABD, Brezilya ve Hindistan. 

Yurt içi Piyasalar

Covid-19 sürecini genel anlamda başarılı geçiren ülkelerden biri de Türkiye. Özellikle düşük mortalite oranı başarının en büyük göstergesi. Piyasalar da olumsuz havayı hızla atlatarak yükseliş trendini sürdürme konusunda istekli.

Uluslararası arenada şu an gündem maddesi Libya. Özellikle son dönemde meydana gelen gelişmeler ve ele geçirilen stratejik üsler ile inisiyatifi eline alan Türkiye ve desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti, Hafter ile anlaşma masasına daha iyi şartlar altında oturmaya kararlı. Bu stratejinin işe yaraması uzun vadede cari açığa enerji güvenliği bağlamında olumlu katkı yapabilir.

Pandemi sonrası gündeme gelebilecek sorunlar arasında, Kıbrıs açıklarındaki petrol ve doğal gaz sondaj çalışmaları, ABD ile alımı sıkıntılı süreçlere giren F-35 ve Rusya’dan alınarak henüz faaliyete geçirilmeyen S-400 füzelerinin akıbeti ile Suriye politikasındaki bölgesel ve küresel güçlerle süregelen görüş ayrılıkları öne çıkıyor.

BDDK’nın bankalarla ilgili kısa süreli mevzuat değişiklikleri ile siyasi iradenin özel bankalarla ilgili son dönemde üstlerine düşen görevi tam manasıyla yapmadıkları minvalindeki açıklamaları ekonominin taşıyıcı kolonlarından özel bankaların üzerinde zaten yüksek olan stresi arttırabilir, bankacılık endeksinin genel yükselişten payını aldığı söylenemez.

2001 Krizi sonrası küresel kriterlere göre şekillendirilmiş ve 2008 Krizi’nin hafif atlatılmasının önemli sebeplerinden biri olan sağlam sermaye yapısına sahip özel bankaların, kredi musluklarının kamu bankalarınca açıldığı bu döneme aynı oranda eşlik etmeleri, bilançolarındaki takipli kredilerinde artış meydana getirmeye devam ediyor.

Yatırım Araçları

Bist 100: 23 Mart günü küresel piyasalara paralel çöküş yaşayarak 82 bin seviyesine kadar gelen endeks, 3 aylık süre zarfında %35’e yakın yükseliş kaydetti. Şu an 118 bin üzerinde harekete devam ediyor. Haftalık olarak dalgalı bir seyir izleyen endeks küresel ölçekte gelen karışık haberlerin etkisiyle yataya yakın bir hafta geçirdi. Yükseliş trendi sürüyor. Kanal hareketi devam ediyor.

Küresel ve ulusal gündem Covid-19 olduğu müddetçe uluslararası haber akışı endekse yön verecek gibi. Endekste ayrıca yükselişin niceliğinden ziyade niteliği üzerinde durulmalı. Bu açıdan küçük yatırımcı için riskli bir hava var.

Dolar/TL: Yılbaşından beri %21 getiri sağlayan kurda yükselişin sebeplerini sıralayalım. 1- MB’nin azalan FX rezervleri (Katar swap anlaşması hariç bir ayda eriyen rezerv 32 milyar USD), 2- 1 yıla kadar ödenecek özel ve kamu borcunun 170 milyar dolar’ı aşması, 3- IMF ile olası bir anlaşmanın siyasi irade tarafından olumlu karşılanmaması ve 4- Yurt içi yerleşiklerin devam eden dolar talebi, 5- Mayıs ayında 3,76 milyar dolar olarak gerçekleşen ve önümüzdeki aylarda turizm gelirlerinin düşmesi kaynaklı yükselme potansiyeli olan yeni cari açık rakamları.

7,26 zirvesinden sonra müdahalelerde sert düşüş yaşayan Dolar/TL’de çok bariz bir teknik sıkışma olduğunu özellikle belirtelim. 6,81-6,86 arasındaki bu sıkışma kısa vadede sert hareketlere gebe. Neredeyse 1 aydır çok dar bir bant hareketi devam ediyor.

Orta vadede 6,87 seviyesi kritik, üstünde beklentimiz 6,99. 

Petrol: Yılbaşından bu yana önce Rusya-OPEC, sonra Covid-19, en sonunda ise vadesi gelen kontratların alıcı bulamaması kaynaklı kontrat fiyatlarının eskiye düştüğü petrol cephesinde yükselişler sınırlı kalıyor. 

Yılbaşı seviyelerine göre %40 iskontolu işlemler takip ediliyor. Brent petrol 42, Amerikan tipi ham petrol 18 dolar seviyelerinde. Kronik cari açığın büyük oranda sebebi olan enerji ithalatı açısından bu süreç lütuf olarak görülebilirdi. Maalesef kurdaki kalıcı yükseliş bu şansın kullanılması önünde bir engel.

Altın: Altın cephesinde ise yüzler gülüyor. Güvenli liman algısı ile Mart’ın ilk haftasında 1680 dolar’ları gören ons altın, teminat çağrıları ve çöken borsalar ile birlikte neredeyse serbest düşüşe geçmişti. (1466 USD) Bu hafta piyasaların yön arayışı, büyük yatırım bankalarının 2 bin dolar beklentisi ve ABD’den gelen 2. dalga haberleri ile destek bulan altın, 1812 dolar’a kadar yükseldiyse de son 2 işlem gününde yatay seyrediyor. Yılbaşından beri getiri %28.

Ons altın’ın haberlerden sert etkilendiğini ve fiyat hareketlerinin aynı sertlikte olduğunu belirtmekte fayda var. V tipi toparlanmadan ziyade ünlü ekonomist Mohamed A. El-Erian’ın vurguladığı √  (karekök işareti) şeklinde toparlanma değerlendirmelerinin yoğunlaştığı ve reel piyasalar ile sermaye piyasaların arasındaki uçurumun iyice arttığı bu dönemde altına talebin artacağı kanaatimizi sürdürüyoruz.

Yurt içi yatırımcının göz bebeği gram altın ise yükselen ons ve yatay Dolar/TL  ile beraber 397 TL’ye kadar geldi. Hafta içi ons altına paralel olarak 400 TL’ye kadar gelmişti. Yılbaşından bu yana %55 getiri sağlayan Gram Altın’da 387 TL üstü kalıcılık önemli.

CDS: Bu süreçte takip edilmesi gereken ve uyarı veren bir indikatör de CDS primi. 6 Şubat’ta 241 seviyesindeki CDS priminin yurt içi vaka sayısındaki artış ve Covid-19’un yurt içi seyri ve reel ekonomideki baş gösteren endişeler nedeniyle 6 Nisan’da 667’ye kadar geldiğini, şu an için 477 seviyesinin takip edildiğini belirtelim. Yine de bu seviyelerin tarihî rekorlara yakın olduğunu ve kur şoku yaşanan Ağustos 2018’de dahi 586’yı gördüğümüzü unutmayalım. CDS, hem risk algısı hem de yurt dışı borçlanma faizleri açısından hayati bir değer.

Baltık Kuru Yük Endeksi: Günlük olarak Twitter hesabımızdan paylaştığımız önemli küresel endeks ve ETF’ler yanı sıra BKY Endeksi özellikle bu tip kriz dönemlerinde takip edilmesi gereken ve küresel ticaret ağı hakkında fikir veren bir endeks. 9 Eylül 2019’da 2008 Krizi sonrası en yüksek seviyelerinden birine gelen endeks Covid-19 kaynaklı haber akışı ile 12 Şubat’ta 381 seviyesini görmüştü. Güncel seviyemiz 1810. 

ABD Endeksleri: Özellikle ABD’nin ekonomiyi yeniden açma ve küresel ticaret ağını aktive etmeye yönelik adımları karşısında neredeyse tüm eyaletlerde meydana gelen vaka artışı 2. dalga endişelerini gündeme getirirken 2020 kayıplarını telafi eden endekslerde geçtiğimiz hafta iki defa sert satışlar görüldü. Önceki yazımızda belirttiğimiz üzere majör ABD endeksleri pandemi krizini en hızlı atlatan yatırım araçları olarak çıkıyor karşımıza. 19 Şubat zirvelerinden sonra 1 aya yakın sert satışlar gören, sırasıyla Kara Pazartesi ve Kapkara Perşembe’den çıkan endeksler bu süreçte %35-40 arasında değişen kayıplar yaşadılar.

Ancak reel ekonomi ile piyasaların birbirlerinden son derece kopuk oldukları endişeleri dile getiriledursun, pek çok teknoloji devi tarihî zirvelerinde seyrediyor. Dolayısıyla satışların görüldüğü her gün “Acaba daha kötüsü gelecek mi?” korkusunun yoğun hissedildiği bir gün oluyor. Küçük yatırımcılar için küresel piyasaların şu an hem psikolojik hem de finansal anlamda yüksek riskli bölgeler olduğu kanaatindeyiz.

ABD endekslerdeki yükselişin bilhassa teknoloji hisselerini öncülüğünde olduğunu belirtmekte fayda var. 

Bu süreçte Nasdaq 100 endeksinin en iyi yükselen endeks olduğunu not edelim. Zira Şubat zirvesi 9600, şu an 11 bin puan hemen altında. Amazon (NASDAQ:AMZN) ve Netflix (NFLX) gibi bu süreci iyi değerlendiren ve sık sık incelemesini yaptığımız şirketler ise kriz öncesi zirvelerinin üzerinde işlem görüyorlar. (AMZN kriz öncesi 2170 USD, son işlem günü 3104 USD; NFLX kriz öncesi zirve 386, son işlem günü 525 USD)

ABD Seçimleri: Başkan Trump’ın anketlerde geriye düşmesi ve puan farkının çift haneli rakamlara kadar çıkması önemli gündem maddesi. Trump’ın en büyük rakibinin yine kendisi olduğunu önceki yazılarımızda dile getirmiştik. Covid-19 sürecinde miting havasına soktuğu ve popülaritesini arttırdığı basın toplantılarının olumlu etkileri, önce maske polemiği ile darbe aldı, sonra yanındaki yetkili sağlık otoriteleri tarafından eleştirilmesiyle kötüleşti, son olarak da polis şiddeti sonucu öldürülen George Floyd için düzenlenen protestolar ile tuzla buz oldu.

Yaptığı tatmin edici olmaktan uzak ve bir bakıma ırkçı açıklamalar hem kendi seçmeninde olumsuz etki yaptı, hem de Demokratlar cephesini konsolide etti. Şu an ülkede oy verme oranı düşük siyahi nüfusun seçimlere yüksek katılım sağlaması için kampanyalar düzenleniyor. Son yapılan kamuoyu yoklamalarında Biden ile arasındaki fark iyice açılan Trump’ın seçime kadar koronavirüs kaynaklı sıkıntıları bertaraf etmesi ve şapkadan tavşan çıkarması gerekebilir.

Zira Trump’ın son düzlükte harekete geçip öne geçmesi ve seçimi kazanması dünya için hayırlı bir haber olmasa da en azından vergiler ve piyasalar anlamında yatırımcı yüzünü güldürebilecek bir gelişme.

Öne Çıkan Hisse: ABD borsalarında bugünlerde konuşulan hisse Tesla. Çılgın girişimci Elon Musk’ın şirketi, piyasa değerlemesi bakımından küresel rakiplerinin toplamından daha yüksek bir değere ulaştı ve teknoloji rallisine devam ediyor. Zaman zaman Musk’ın söylediği gibi aşırı değerlenen hisseye yönelik yatırımcı ilgisi devam ediyor. 

Robin Hood yatırımcıların ilgisini görmemizi sağlayan yukarıdaki grafiğe baktığımızda Tesla’nın hisse yükselişine küçük/büyük tüm yatırımcıların eşlik ettiğini söylemek mümkün. (FOMO hareketi) İşlem hacmi ise son 3 işlem günü ortalamanın 2 katı. Yılbaşında beri getiri %220. Dünyada yatay batarya teknolojisi kullanan yegane firma olması ve elektrikli araç pazarını domine etmesi bir yana hissenin neredeyse Amazon kadar değerlenmesini rasyonel görmüyoruz.

Diğer sektörlerde hizmet veren ve krizi bu kadar hızlı atlatamayan firma hisselerinin (Örneğin banka, havacılık) cazip kaldığını tekrar ifade edelim.

Piyasaya hâkim olan olumlu havanın gerçeğe bürünmesi ve ikinci dalganın beklendiği kadar sert olmaması temennisiyle herkese sağlıklı ve bol kazançlı günler dileriz.